Yazılarım

RAMAZAN BAYRAMI MI, MİDE FESADI MI?

Tıpkı “Ramazan’da Beslenme” gibi klasik, yıllık olarak güncelleme isteyen dönemsel konulardan birisi de “Ramazan Bayramı’nda Beslenme”dir. Özellikle de ay boyunca oruç tutanlar için, sonrasında normal beslenme düzenine dönüşte ilk bir haftalık süreç çok önemliyken, bunun ilk üç gününün bayram olması ve aniden çeşit çeşit yiyeceklerin sunulması pek çok kişinin mide problemleri yaşamasıyla ve ani kilo artışlarıyla sonuçlanabiliyor.

Ramazan ertesi bir sabah uyanırsınız ve en az son bir aydır başınıza gelmeyen bir şey gelir; çeşit çeşit yiyeceklerle, kızartmalarla, hamur işleri ve tatlılarla donatılmış bir kahvaltı! Dakika bir, gol bir! Sonra en yakın akrabalardan başlayarak bayram ziyaretleri yapılmaya başlanır. Anneanneniz “elleriyle yaptığı” su böreğini yemezseniz küser, halanız zeytinyağlı dolmalarını ısrarla yedirir, teyzenizin sütlacından en az 2 kase yemezseniz olmaz, babaanneniz ise meşhur ev baklavasını yapmıştır ve kendinizi koca tepsinin başında bulabilirsiniz! Her gittiğiniz yerde yiyeceklerin yanına muhakkak da çeşitli gazlı içecekler ikram etmek adettendir. Yakın akrabaları atlatıp da, daha uzaklarına geldiğinizde çoktan tıka basa dolmuş olursunuz ama ziyaretine gittiğiniz uzak akraba veya komşu teyze veya arkadaş “illa ye, yiyeceksin, bak çok güzel ama, kırılırım…” diyerek asla midenizin kötü durumda olduğunu kabul etmeden size yedirdikçe yedirmeye devam eder. Bu süreci mide fesadı geçirip, hastanelik olmadan atlatanlar bir derece daha şanslı tabii...

Beslenme önerisinden önce ilk sunacağım öneri; lütfen evinize gelen insanlara yiyecek konusunda aşırı ısrar etmeyin. Kendinize gelen ısrarlara da kapılıp, karman çorman ne bulursanız yemeyin. Eee, peki hiçbir yerde bir şey yemeyecek miyiz? Tabii ki yemek istiyorsanız yiyeceksiniz.

O zaman isterseniz güne en başından başlayalım.

Sabah kahvaltısı kızartmalarla, hamur işleriyle donatmak hele de Ramazan sonrası ilk gün için kesinlikle iyi bir fikir değil. Haşlanmış yumurta, peynir, zeytin, söğüş sebzeler, tam tahıllı esmer ekmek gibi sağlıklı, hafif ve doyurucu yiyeceklerin yer aldığı klasik bir kahvaltı en iyi seçim olacaktır.

Sonrasında anneannenizin böreğinden bir küçük dilim, halanızın dolmasından küçük bir tane, teyzenizin sütlacından bir küçük kase ve babaannenizin baklavasından bir dilim yerseniz, bunların yanında da gazlı içecekler yerine şekersiz çay-kahve içerseniz, hem siz kendinizi bayram keyfinden mahrum bırakmamış olursunuz, hem de yakınlarınızın-sevdiklerinizin ikramlarını geri çevirerek onları kırmamış olursunuz.

Mümkünse geriye kalan diğer akrabaların ve komşu-arkadaşların ziyaretini diğer günlere yayarak, çok ısrarlı kişilerdeki tüketiminizi de aynı şekilde minimumda tutarak, midenizi de ilişkileriniz de korumuş olursunuz. Ama aynı gün içinde çok daha fazla yere gitmek zorundaysanız, bir şekilde yiyecek ikramlarını geri çevirip çay içerek devam edebilirsiniz. Aksi takdirde her gittiğiniz yerde tabaklarınızı silip süpürerek yola devam ederseniz, bayramınız ya hastane acil servisinde sonuçlanacaktır ya da bulantıyla karışık ağrıyan midenizin şiş kısmını sıvazladığınız bir pişmanlık ve keyifsizlik duygusu içinde…

Oruç tutmamış olanlar da bayramda dikkat etmeli!

Bunları yaşamanız veya bayramda bu şekilde dikkat etmeniz için ramazanda oruç tutmuş olmanız gerekmez. Evet, oruç tutanlar için daha riskli olsa da, bayram ikramları oruç tutmamış olanları da mide fesadı ve diğer rahatsızlıklara sürükleyecek çeşitlilik ve bolluktadır.

Ay boyunca oruç tutmuş olanlar için Ramazan sonrası ilk hafta oldukça önemli!

Yavaşlamış olan metabolizmanızı eski formuna kavuşturmak için, düzenli 3 ana öğün, 2-3 ara öğün beslenme şekline geçmeli,

Sevdiklerinizle birlikte mutlu, sağlıklı ve lezzetli bayramlar!

Dyt. Melda DEMİRÖZ ELMAS

Online diyet hakkında bizimle iletişime geçmek için tıklayınız.